Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un Adalar bölgesinde yaşanan art arda mikrodeprem olayları, bölgenin tektonik hareketliliğine ilişkin önemli ipuçları sunmaya devam ediyor. Salı gününden itibaren süren bu sismik hareketlilik, toplamda 117 mikrodepremin kayıtlara geçmesiyle endişeleri artırdı. Bilimsel kurumlar ve uzmanlar, bu hareketliliklerin İstanbul’un deprem riski ve fay yapılarına dair dikkat çekici sinyaller olabileceğine dikkat çekiyor.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan açıklamalara göre, 18 Ağustos sabahından 20 Ağustos öğle saatlerine kadar bölgede belirlenen alan içerisinde büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen mikrodepremler meydana geldi. Bu depremler, özellikle Adalar fayında aktif bir tektonik hareketlilik olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, kaydedilen bu küçük çaplı depremlerin bölgenin sismik aktivitesinin bir nevi gölgesi olduğunu ve zaman zaman böyle kümelenmiş hareketlerin gözlemlenebildiğini ifade ediyorlar.
JEOLOJİ UZMANLARINDAN UYARI
Birçok jeoloji mühendisi ve deprem uzmanı, bu hareketliliklerin bölgedeki fayın aktif olduğunu ve yakın gelecekte İstanbul’u da ilgilendirebilecek büyük bir depremin eşiğinde olabileceğimizi belirtiyor. Prof. Dr. Şükrü Ersoy gibi uzmanlar, bölgede yaşanan mikrodeprem dizilerinin, fayın hareket halinde olduğunu gösterdiğinin altını çiziyor. Ersoy, yaptığı değerlendirmede, ‘Bu fayda aktif hareketler görülüyor; bu da İstanbul’daki büyük deprem riskinin sürdüğüne işaret ediyor’ diyor. Uzmanlar, kamuoyunun abartılı spekülasyonlara kapılmaması ve paniğe kapılmaması gerektiğini, tüm hareketliliklerin dikkatlice incelendiğini vurguluyorlar.
Uluslararası düzeyde de dikkati çeken çalışmalar bulunuyor. Bir science dergisinde yayımlanan makaleye göre, bölgedeki fay hareketleri ve sismik tepkiler, yaklaşık 20 yıl boyunca yapılan detaylı analizler sonucu ortaya konmuştu. Makalede, Adalar Segmenti’nin aktifliği ve potansiyeli detaylı bir şekilde tartışılırken, bu bölgenin 7 büyüklüğünde bir depreme yatkın olduğu ve İstanbul deprem risk haritasında önemli bir yer tuttuğu anlatılmıştı. Bu veriler, bölgenin sismik aktivitesini yakından takip etmenin ve deprem hazırlıklarının artırılmasının önemi konusunda uyarılarda bulunuyor.
