Son yıllarda yurtdışında çalışan ve büyük özlemle memleketlerine dönüş yapan gurbetçiler, Türkiye sınır kapılarında büyük bir sevinçle karşılanıyor. Avrupa ülkelerinden yola çıkan çok sayıda gönüllü yurttaş, uzun ve zahmetli bir yolculuğun ardından Edirne’deki sınır kapılarından ülkeye giriş yapmanın heyecanını yaşıyor. Kapıkule Sınır Kapısı çıkışlarında ve girişlerinde yaşanan hareketlilik özellikle gözlemlerden kaçmıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen yetkililer, gurbetçileri sıcak bir şekilde karşılamayı sürdürüyor. Bu anlamlı anlarda, gümrük noktalarında görev yapan görevliler, yolculuk yapanlara kolonya, lokum ve su ikram ederken, çocuklara çevrim içi dergiler ve Türk bayrağı hediye ediyorlar. Bu küçük ama anlamlı jestler, memleket özleminin ne denli büyük olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Uzun yıllardır Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan gurbetçiler, sınır kapılarında yaşadıkları duyguları samimiyetle dile getiriyor. Fransa’dan gelen Bayram Kemertaş, yaptığı açıklamada, sabah erken saatlerden itibaren yola çıktıklarını ve beş farklı ülkeyi aşarak Türkiye’ye ulaştıklarını belirtti. Kemertaş, memleketi Aksaray’da geçireceği tatilin tadını çıkarmak için sabırsızlandığını ifade ederek, “Sınırdan geçerken çocuğum ‘Baba, bayrağı bana ver. İki yıldır içimde tutuyorum sevincimi, hep bu anı bekledim’ diyor. Bu kelimeler tarifi imkansız bir duyguyu anlatıyor. Çocuğum burada yaşamadı ama sanki hep bizimleymiş gibi görünüyor. Memleketimiz çok farklı, çok güzel,” şeklinde duygularını paylaştı. Aynı duyguları dile getiren Avusturya’dan gelen Onur Karakuş ise, yolculuklarının uzun olmasına rağmen her anında mutlu ve huzurlu olduklarını söyledi. Türkiye’ye kavuşmanın gururunu yaşadıklarını ve bu anların kıymetini bilerek tatillerini değerlendireceklerini belirtti. Koyu Türk bayrağıyla dolaşmayı sevdiğini ifade eden Karakuş, “Her zaman milli takım formamı üzerimde tutarım. Bu topraklar bizim gururumuz,” dedi.
Fransa’dan gelen Selçuk Kıran da, memleketi Afyonkarahisar’da olmanın mutluluğunu dile getirirken, “İşte bizler zorunlu olarak gittik, kendimizi güvende hissetmek ve ailesimize ulaşmak istedik. Bazen zorunluluklarımız, kararlarımızı etkiliyor. Çocuklarımıza doğup büyüdükleri ülke değil, ana vatanda olmanın güvenini hissettiriyoruz,” şeklinde sözlerini tamamladı. Aynı zamanda, Serkan Bıyık ise, 2.500 kilometrelik uzun yolculuktan sonra Türkiye’ye ulaşmanın rahatlığını yaşadığını belirtti. Tatilini Yalova’da yapmayı planlayan Bıyık, 1,5 aylık süresi boyunca çeşitli yerleri keşfetmek ve ülkenin güzelliklerini görmek için sabırsızlandığını söyledi. Tüm gurbetçilerin memlekete dönüş yolculuklarında yaşadıkları bu coşku ve mutluluk, Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin en güzel göstergeleri arasında yer alıyor. Özlemle beklenen bu anlar, aynı zamanda vatan sevgisinin ve gururun en anlamlı yansıması olarak öne çıkıyor.
